Orijinal Makale

Turkish Version of Acceptance and Action Questionnaire-II (AAQ-II): A reliability and Validity Analysis in Clinical and Non-Clinical Samples

Turkish Version of Acceptance and Action Questionnaire-II (AAQ-II): A reliability and Validity Analysis in Clinical and Non-Clinical Samples
Fatih Yavuz, Sevinc Ulusoy, Mehtap Iskin, Fatma Betul Esen, Huseyin Sehid Burhan, Mehmet Emrah Karadere, Nuran Yavuz

Abstract
Turkish version of Acceptance and Action Questionnaire-II (AAQ-II): A reliability and validity analysis in clinical and non-clinical samples

Derleme

Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT): Genel Bir Bakış

Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT): Genel Bir Bakış
Acceptance and Commitment Therapy (ACT): An Overview

K. Fatih YAVUZ
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği, Bakırköy Prof.Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul
Turkiye Klinikleri J Psychiatry-Special Topics 2015;8(2):21-7

Özet
Kabul ve Kararlılık Terapisi (Acceptance and Commitment Therapy-ACT) ”üçüncü dalga” olarak da adlandırılan, kendindelik (mindfulness) ve kabul (acceptance) temelli müdahaleleri içeren bilişsel-davranışçı terapiler arasında yer alır. İşlevsel bağlamcılık (functional contextualism) adı verilen bilimsel yaklaşıma ve davranışın dil ve biliş ile ilişkisini ortaya koyan ilişkisel çerçeve kuramına (relational frame theory) dayanan ACT, giderek büyüyen bir ampirik veri birikimine sahip davranışçı bir psikoterapi modelidir. ACT, insanın davranışlarını kendi uzun vadeli değerleri doğrultusunda planlaması üzerine odaklanır ve istenmeyen içsel yaşantıların azaltılması çabalarının buna engel olduğunu ileri sürer. ACT’in halihazırda klinik ilgi odağı olan birçok durumda etkililiği randomize kontrollü çalışmalarla gösterilmiştir.

Abstract
Acceptance and Commitment Therapy (ACT) is a ”third wave” cognitive-behavioral therapy, which contains mindfulness and acceptance interventions. It is based on a scientific approach called Functional Contextualism and unique Relational Frame Theory that explains the relations between behavior, language and cognition. ACT is a behavioral therapy model which has a growing empirical data. ACT especially focuses on activating behaviors toward long-term values which are facing with interference by efforts about reducing aversive internal experiences. A fair sum of randomized controlled studies show that ACT is an effective therapy for a large spectrum of clinical issues.

 

 

Davranışın İşlevsel Analizi ve Klinikte Kullanımı

Davranışın İşlevsel Analizi ve Klinikte Kullanımı
Kaasım Fatih YAVUZ, Furkan Bahadır ALPTEKİN
DOI: 10.5455/JCBPR.264400 JCBPR 2017; 6(2)88−94

Özet
Psikoloji ve psikiyatride birçok yaklaşım, davranışları etiyolojik açıdan açıklama gayreti sergiler. Radikal davranışçı geleneği izleyen işlevsel bağlamsalcılık ve uygulama yöntemi olan davranışın işlevsel analizi ise ana akım yaklaşımlara bir alternatif olarak ele alınabilir. İşlevsel analiz, belirli bir davranışın analizinde, o davranışın bizzat içinde bulunduğu bağlamı dikkate alır ve öğrenme ilkeleri doğrultusunda davranış üzerinde etkili olan bağlamsal faktörlere odaklanılmasını önerir. Bu faktörler, bir davranışın meydana geldiği çevre, içsel/dışsal uyaranlar ve davranışın yol açtığı sonuçlardır. Bu derlemede, davranışın anlaşılmasında görünüme odaklanan topoğra k analizin ardından, davranışın zamanı, süresi, sıklığı, yoğunluğu ve gerekenden eksik mi aşırı mı olduğunu inceleyen yapısal analize değinilecek, bunların işlevsel analizle var olan farkları tartışılacaktır. Daha sonra, davranışın işlevsel analizinin dayandığı öğrenme ilkeleri olan alışma, tepkisel koşullanma, edimsel koşullanma, sosyal öğrenme ve türetilmiş ilişkisel yanıtlama kısaca vurgulanacaktır. Ardından, davranışın işlevsel analizi ve klinik kullanımına dair örneklere odaklanılacaktır. Bu üç analiz birlikte ele alındığında –hangi kuramsal yaklaşıma bağlı olunursa olunsun– klinik uygulama ve araştırma süreçlerinde objektif ve kullanışlı bir çalışma zemini oluşturulabilir.

Abstract
Functional Analysis of Behavior and Its Clinical Application
Many approaches to psychology and psychiatry have tried to explain behaviors etiologically. Functional contextualism, followed by radical behaviorism, and functional analysis of behavior as its application method can be considered as an alternative to mainstream approaches. In analyzing a particular behavior, functional analysis takes into account the context in which behavior presents itself, and suggests to focus on contextual factors that in uence behavior in the direction of learning principles. ese factors are: environment in which a particular behavior occurs, internal/external stimuli, and consequences of that behavior. In this review, we will rst explain the topographic analysis that focuses on the shape and features of behavior, and the structural analysis that reveals the time, duration, frequency, intensity, de cit or excess, and will discuss the existing di erences between these and functional analysis. en, the functional analysis that depends on the learning principles of habituation, respondent conditioning, operant conditioning, social learning, and derived relational response will be brie y explained. And after, we will focus on functional analysis of behavior and its clinical examples. Taken together, these three analyzes can create an objective and useful background in clinical practice and research processes –independent of theoretical approaches.

Kural-Güdümlü Davranış: Psikopatoloji ve Psikoterapilerde
Temel Bir Süreç

Kaasım Fatih YAVUZ, Hüseyin Şehit BURHAN
https://www.ejmanager.com/mnstemps/77/77-1556284383.pdf?t=1583484098
JCBPR 2020; 9(1):57−66

ÖZET

İnsan kompleks davranışlarının anlaşılmasında, B.F. Skinner’ın (1966) öne sürdüğü kural-takibi ve kural güdümlü davranış yaklaşımının önemli katkıları olmuştur. Kurallar tanımlayabilme ve bu kuralları takip edebilme becerileri sayesinde insanlar, doğrudan tecrübe ederek öğrenmeye yani edimsel koşullanma süreçlerine ihtiyaç duymadan hızlı ve ekonomik bir şekilde davranışlarını düzenleyebilmekte ve daha önce karşılaşmadıkları durumlarda nasıl işlevsel bir şekilde eyleme geçebileceklerini seçebilmektedirler. Yine kural-takibi sayesinde insanlar, içinde bulundukları bağlama göre değil, uzun vadeli hedef ve amaçlarına göre eylemlerini planlayabilirler. Bununla birlikte kural-takibinin baskın hale gelmesi ve davranışın üzerinde kuralların diğer uyaranlardan daha belirgin bir biçimde etkide bulunmaya başlaması, uygunsuz ve işlev bozucu yanıtların sergilenmesine yol açabilir. Bu derlemede bağlamsal-davranışçı yaklaşım ve ilişkisel çerçeve teorisi açısından kural takibinin ve kural güdümlü davranışların genel çerçevesi verilecektir. Daha sonra ise kural davranış ilişkisine değinilecek, itaat, izlek ve güçlendirme olarak tanımlanan kural-güdümlü davranış tiplerine ve klinik alanda ilişkili oldukları sorunlara ayrıntılı olarak değinilecektir. Son olarak ise bilişseldavranışçı psikoterapi yaklaşımlarının kural-güdümlü davranışlar ile ilişkisi ele alınacaktır.

Anahtar Kelimeler: Kural-takibi, kural-güdümlü davranış, itaat, izlek, güçlendirme, bağlamsal davranışçı bilimler, ilişkisel çerçeve teorisi, bilişsel-davranışçı terapi, kabul ve kararlılık terapisi

Abstract

Rule-Governed Behavior: A Basic Process for Psychopathology and Psychotherapy
In understanding human complex behaviors, B.F. Skinner’s (1966) rule-following and rule-governed behavior approach have made important contributions. Through the ability to formulating rules and rule-following, human beings are able to organize their behaviors quickly and economically without having to experience them by means of direct experience, ie without the need for operant conditioning processes, and they can choose how they can act in a functional way if they have not met before. Again, with rule-following, people can plan their actions not according to their actual context, but based on long-term goals and abstract purposes. However, dominance of rulefollowing and the governance of rules over behavior become stronger than other stimuli, may lead to inappropriate and disruptive responses. In this review, the general framework of rule-tracking and rule-governed behaviors will be given in terms of contextual-behavioral approach and relational frame theory. Then the rule-behavior relationship will be mentioned, the types rule-governed behaviors which defined as pliance, tracking and augmenting, and clinical problems related to them will be discussed in detail. Finally, the relationship of cognitive-behavioral psychotherapy approaches with rule-governed behaviors will be discussed.

Keywords: Rule-following, rule-governed behavior, pliance, tracking, augmenting, contextualbehavioral science, relational frame theory, cognitive-behavioral therapy, acceptance and commitment therapy

İLETİŞİM

Şu an etrafta değiliz. Ancak bize bir e-posta gönderebilirsiniz ve size en kısa zamanda geri döneceğiz.

Gönderiliyor

Bağlamsal Bilimler ve Psikoterapiler Derneği © 2020 Tüm hakları Saklıdır. DUTAJANS©

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account

Araç çubuğuna atla